|
Makaleler > Risk Yönetimi
Son 20 yılda dünyada yaşanan krizlerin toplam maliyeti trilyon dolar seviyelerini aşmıştır. Globalleşmeye bağlı olarak tüm dünya finans sistemleri entegre olmuş ve uzak yakın ya da ilgili ilgisiz her gelişme bir şekilde sizi de etkiler hale gelmiştir.
Küreselleşme kavramı, teknolojideki gelişim, artan kriz frekansları ve artan sermaye hareketleri fon sağlayanların tüm dünyada yatırımlarını güvence altına almak istemesi sonucunu getirmiştir.
Buna bağlı olarak piyasalarda artan dalgalanmalar karşısında kurumlar karşı karşıya oldukları riskleri ölçmek ve değerlendirmek için 1990 ların ortalarından beri tüm dünyada Entegre Risk Yönetimi sistemlerini hayata geçirmektedir. Basel komitesi tarafından yayınlanan Basel I ve ardından gelen Basel II kriterleri ile risk yönetimi uluslar arası standartlar arasına girmiştir. Türkiye de bu uzlaşıyı uygulayacağını açıklamış ülkelerden birisidir. Ayrıca AB müktesebatı çerçevesinde de bu uzlaşıyıda büyük oranda kapsayan düzenlemelerin uygulanması zorunludur.
Kurumların risklerinin ölçülmesi ile ilgili ilk çalışmalar finans sektöründe başlamış ve daha sonra reel sektör firmalarını da kapsayacak şekilde yayılmıştır.
Bugün Deutsche Bank, Bank Of America, City Bank gibi bankalardan Microsoft, Dupont gibi firmalara kadar pek çok kuruluş Risk Yönetimi Sistemleri kurmuş ve firmalarının maruz kaldığı riskleri objektif kriterlere göre ölçmeye ve yönetmeye başlamıştır.
Bütünleşik Risk Yönetimi uygulamaları sayesinde, firmalarda tespit edilen yapısal eksikliklerin düzeltilmesi ve gereksiz risklerin transferi için gerekli stratejiler ve taktikler oluşturulmaktadır.
Dünyadaki uygulamalara bakıldığında risk yönetimi sürecinin 5 adımdan oluşan bir döngüye sahip olduğu görülmektedir.
- Riskin Belirlenmesi
- Riskin Ölçülmesi
- Riskin Raporlanması
- Riskin Transferi
- Gözden geçirme ve kontrol
Tüm riskler belirlenerek risk matrisi oluşturulduktan sonra, risk yönetimi altında temelde finansal riskler (kur,faiz,fiyat,likidite), kredi/müşteri riski, operasyonel riskler ölçülmelidir. Bu ölçme işlemi için dünyaca kabul görmüş pek çok istatistik ve ekonometrik model kullanılmasını gerektirmektedir.
Ölçümlerin yapılmasının ardından elde edilen tüm sonuçlar kurum tarafından değerlendirilmeli ve tolerans sınırları içinde kalınıp kalınmadığına karar verilmelidir. Toleranslar dışına çıkılmış ise risk transfer kararı alınabilir. Riskin transferi riskten korunma (hedging) işlemi ile gerçekleştirilebileceği gibi bir kısım risklerden de sigorta yolu ile korunmaya gidilmelidir.
|